top of page
KOVAN’IN ŞARKISI: Aşkın Yüzü

10 Mayıs Sal

|

Zoom

KOVAN’IN ŞARKISI: Aşkın Yüzü

Etkinlik Katılımcı Sayısı: 10 Yedek Katılımcı Sayısı: 4

Bu etkinlik için kayıtlarımız kapanmıştır. İlginize teşekkür ederiz.
Diğer etkinlikleri gör

Zaman & Mekan

10 May 2022 20:00 – 22:00

Zoom

Etkinlik Hakkında

Aşkı biliyorum 

Çiçeklerin arıları bilişinden

Biliyorum aşkı 

Bir yavrunun anneye kokuşundan

Tenlerden akan aşkı

Biliyorum

Tatlı sevişmeler sonrası

Her gözeneğinden fışkıran ter damlalarından  

Aşkı biliyorum 

Yaprağın ağacı bırakış zamanını bildiği gibi

Sevdiceğin gidişindeki puslu özlemde 

Geleceğin getirdiği parlak ihtimalleri barındırışı gibi

Biliyorum aşkı

Arıların çiçekten çiçeğe vızıldarken taşıdıkları sırları

Yaşamın atan nabzını

Nektarlarla toplayışlarını

Biliyorum aşkı

Ölümün bildiği gibi yaşamı 

Aşkın yüzüne, yeryüzüne, kendi yüzümüze ve ötekinin yüzüne bakarken bildiklerimiz ve bilmediklerimiz dans edecek bu ay arıların rehberliğinde. Yaşamı aşk ateşinde pişirirken Eros’u çağıracağız, Afrodit’i, kelimeleri ve kelimelerin ötesini. Bir teslimiyet ile kalplerimizi açıp oturacağız çembere, gelene aşk olsun demek niyeti ile. 

Tarihler boyu kutsanmış, nice medeniyette düşlerin, tanrıların ve öte dünyanın mesajcıları kabul edilmiş arıların izinde yürüyoruz. Bu yoldaki sevgili öğretmenimin dediği gibi arıların dünyasına adım atmayı seçtiğimizde, varlığın doğrusal olmayan diline kulak vermeyi, düz yollar kadar dolambaçlı yollara da sapmayı kabul ediyoruz.  

Lütfen arılar ile bir bağınız, arılara dair merakınız, ilginiz var ise kayıt olun. Kalbinizdeki dışında bir kovanınız olmasına gerek yok. Pratiğe dair detaylı bilgilendirmeleri mail yoluyla gönderiyor olacağım. Bu ay çember pratiğimize yazı ve hareket eşlik ediyor olacak. Kalbinizdeki aşkla ve aşksızlıkla hoş geliyorsunuz arıların şahitliğinde bir ay daha birlikte yürümeye.  

Not: Lütfen çembere yanınızda defter/kağıt ve kalem getirin ve rahat kıyafetler giyin.

“Çember derin bir dinleme ve şahitlik pratiğidir; sohbet, diyalog, münazara değildir. Karşılıklı konuşulmaz, birbirine yanıt verilmez, yorum yapılmaz. Konuşma objesini tutan kişi sözle ya da başka bir şekilde kendini ifade eder, diğer herkes can kulağıyla ve tüm mevcudiyetiyle bu kişiyi dinler, şahitlik eder. Çember, şifalı bir dokunuşu olsa dahi bir grup terapisi ve yüklerimizi boşaltma alanı değildir; öz kaynaklarımızı keşfedebileceğimiz, kendi yaşamlarımıza şahitlik ettiğimiz ve ihtiyaç duyduğumuz cesareti topluluk dayanışmasıyla aktive edebileceğimiz bir pratiktir. Bu pratikte, bir şeyleri şifalandırmaya çalışmayız; çemberin şifası tam olarak bu koşulsuz, gündemsiz mevcudiyet ve şahitlik alanı olmasından kaynaklanır. Çember pratiği kendi içsel rehberliğimizle temas etmemize destek amaçlıdır; iyileştirici etkileri olabilmekle birlikte terapi niteliği taşımaz.”

Kapak Fotoğrafı: Filiz Telek

KOLAYLAŞTIRICI:

Ayşe Gökçe Bor

aysegokcebor@gmail.com

Ayşe, ormanın derinliklerine, gökyüzünde kayan bulutlara ve uçuşan arılara baktığında ruhu kahkaha atan bir kız çocuğudur. Aşka, büyüye, dostluklara, doğaya, gülümsemenin ve iletişimin gücüne, kalbin sesine, nefesin şifasına derinden inanır. Biraz mühendis, biraz tasarımcı, biraz sanatçı, bolca aşıktır. Çember kolaylaştırmaya 2015’te başladığından beri kalplerden akan rengarenk ipleri görmeye ve örüntüler dokumaya adanmıştır. Yıllar sonunda kırsalda yerleşmiş, sonra ise hayat yolunu yine İsveç’e çıkarmıştır. Yaşamın anlamının yaşamakta saklı olduğunu düşünmeye başlamıştır. Zaten adının anlamı da bu değil midir?

bottom of page